İnsanın Yaratılışında Fıtrat-Değer ilişkisi

fitrat

    Konuya girmeden önce kısa bir durum tespitinde bulunmak istiyorum.

Hepimiz iyi biliyoruz ki “insan” denilen yüce varlık, gerek fiziki gerekse mânevi yapısı îtibariyle kompleks bir yapıya sahiptir. Bu kompleks yapıya sahip varlık, tarihin en eski devirlerinden beri hep araştırmalara, anlama faaliyetlerine ilim dallarına konu olmuştur. Çünkü insan tanınmalıdır. Zira insanın tanınması demek, onun varlık âlemi içindeki konumunun bilinmesi demektir. Fakat bu “insanı tanıma” faaliyetleri, pek de başarılı olmuş değillerdir. İnsanı konu alan hemen bütün bilim dalları, insanın bir yönünü öne çıkarmak suretiyle onu parçacı bir yaklaşım içinde tanımaya çalışmışlardır. Bu parçalanma ise, insanı daha da tanınmaz hale getirmiştir.

Yazının devamı (pdf)

  (8)

Fiillerimizdeki Tercihlerimiz Kaderimizdir

 

İslâm inancının temel kavramlarından biri de Kaza ve Kader inancıdır. Bu inancın hayatımızdaki yerinin ne derece önemli olduğu izahtan vârestedir. Hayatımızda karşılaştığımız ve özellikle bize sorumluluk yükleyen her durumu, kaderin bir tecellîsi olarak kabul eder ve kendimizi sorumluluktan kurtarmanın yollarını ararız. Öncelikle şunu ifâde etmeliyiz ki, kazakader inancı, bizim “Allah inancımızla” doğrudan ilgilidir. Kaza ve Kader’in delâlet ettiği anlam, Allah’ın esmâ ve sıfatlarıyla birlikte düşünülerek anlaşılabilir.

Yazının devamı (pdf)

(128)